Yeni Kayıt / Şifremi Unuttum

Kullanıcı Adı :     Parola :
  


  » İletişimin Kolları Nereye Uzanıyor
 
 
Prof. Dr. Alaeddin Asna
 
Biri teknik, biri sosyal bilim olarak düşünülen mühendislik ve iletişim kavramlarının ortak noktalarını gözden geçirdiğimizde bu iki mesleğin birbirine olan gereksiniminin yadsınamayacağını görürüz. '80 li yıllardan beri özellikle Amerikan üniversitelerinde yapılan çalışmalar göstermiştir ki dünyanın en eski mesleği olan iletişimde başarının temel koşulu iyi planlamadır. İlk iletişim modeli olan Aristo'nun retorik modelinde yer alan konuşan-söz-dinleyen ögeleri arasındaki akımda baş rol birinci ögeye, yani konuşan'a düşmektedir. Aristo'nun ustası Eflatun düşüncenin insanın kafasında dolaşan bir takım sembollere, yani imajlara ihtiyaç gösterdiğini söylemiştir. Zamanla " lisan" dediğimiz kavramı oluşturan bu imajları Aristo insanın kafasından çıkararak yazıya dönüştürmüştür. Bu imajların dinleyene iyi ulaşması ve doğru algılanması için planlamaya ihtiyaç vardır. Bu görev  "konuşan" ındır.
 
Planlama teknik bir kavramdır. Aristo modelini yüzyıllar sonra Bell telefon şirketinden Claude Shannon ve Warren Weaver adlı iki mühendisin geliştirmesi bir tesadüf değildir. Bell laboratuarında çalışan Shannon ve Weaver'ın Aristo'nun "söz" ögesini "sinyal" olarak adlandırmalarını da, bu modeli '60 larda geliştiren Michigan State University profesörlerinden değerli hocam David Berlo'nun "coder" ve "decoder" deyimlerini eklemesini de telefon sisteminin işleyişi ile bağdaştırabiliriz. Bu sistemin temelinde Aristo'nun sözünü ettiği akım bulunmaktadır ve işleyişi bildiğimiz elektrik akımından farklı değildir.
 
İletişim mesleği içinde gazetecilik, halkla ilişkiler, reklamcılık gibi çalışmalarla birlikte yer alan kamu oyu ve pazar araştırmalarının istatistik, dolayısiyle matematik bilgisine gösterdiği ihtiyaç da iletişim ve mühendislik kavramları  arasındaki ortaklığın bir başka görüntüsüdür.
 
Sözlüklerde gittikçe daha çok yer edinen "Toplum Mühendisliği", "İnsan Mühendisliği", "İşletme Mühendisliği" gibi deyimler, planlama ve hesap kavramlarının iletişim'le bağlantısından kaynaklanmaktadır. Bunun sonucu olarak Batı'da olduğu gibi  ülkemizde de iletişim (medya, halkla ilişkiler, reklamcılık, pazarlama, araştırma) firmalarının kadrolarında gittikçe daha çok mühendise yer verildiği görülmektedir.
 
Öte yandan son yıllara kadar tıp ve mühendislik gibi teknik konularla yan yana getirilemeyen iletişim kavramına bu mesleklerde duyulan gereksinim, tıpkı hukuk, ekonomi, eğitim, spor vb alanlarında olduğu gibi başarının koşulu olarak görülmeye başlamıştır.
 
İletişim stratejisinin belirlenmesi, kurum yönetiminin en önemli işlevlerinden biridir. Hangi sektörde olursa olsun kurumun kendini topluma kabul ettirmesi kadar iç iletişimini de sağlıklı bir yapıya kavuşturması başarının temel koşuludur. İletişim bilgisinin yönetici için özellikle kriz dönemlerinde ve olağan dışı sosyal ve ekonomik koşullardaki önemi büyüktür. Günümüz dünyasında yöneticilik işlevine çoğunlukla mühendislerin tercih edilmekte oluşu iletişim ve mühendislik bilgilerinin koordinasyonu açısından bu önemi arttırmaktadır.
 
İletişim kavramının tarihsel gelişimine baktığımızda, kişiyi ve onun oluşturduğu  toplumu sarmalayan bu çok geniş kapsamlı kavramın, bilimi oluşturan disiplinlerle yakın ilişki içinde olduğunu görürüz. Mühendislik ve felsefe gibi bunlara temel oluşturan matematik, fizik, sosyoloji ve sosyal psikoloji de bu geniş örtünün altında yer alırlar. Felsefe'nin M.Ö. 700'lerden başlayarak mitos'tan logos'a geçişi ile İletişim'in M.S. 15. Yüzyılda Gutenberg'in buluşu ile çiçek açması arasındaki 2 milenyumda Tales, Pisagor, Öklid gibi Sokrates'in öncül ve ardılları dediğimiz düşünürler insanlığın bugünkü yapısını uygarlığın hizmetine sunmuşlardır.
 
Özetle, geçmiş uygulamalardan farklı olarak bugünün ekonomik yapısında mühendislik ve iletişim, birbirini  destekleyen iki temel bilgidir ve yönetici adaylarında birlikte aranmaktadır. Bu gerçek, Batı üniversitelerinde bu iki işlevin bir arada öğretilmesine giderek daha çok rastlanması sonucunu doğurmuştur.
 
 
-------------------------------
Prof. Dr. Alaeddin Asna 1961 yılında Mülkiye Maliye ve Ekonomi şubesinden mezun olup 1964'de Michigan Devlet Üniversitesinde İletişim alanında MA derecesi aldı. Devlet Planlama Teşkilarında, Nüfus Planlaması Genel Müdürlüğünde ve Koç Holding'de Halkla İlişkiler Müdürü olarak çalıştıktan sonra 1974'de A&B İletişim şirketini kurdu. 200'ün üzerinde kuruluşa danışmanlık yaptı. 1972'de Türkiye Halkla İlişkiler Derneği'ni kurarak ilk başkanı oldu. Öğrencilik yıllarında gazetecilik ve radyo programcılığı yaptı. İletişim alanında 9 kitabı ve bir şiir kitabı yayınlandı. Ankara, İstanbul, Akdeniz, Ege, 9 Eylül ve Kıbrıs Doğu Akdeniz Üniversiteleri İletişim Fakültelerinde Halkla İlişkiler dersleri verdi.  2001-2004 yıllarında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı  olarak görev yaptı. Halen aynı fakültede derslerine devam ediyor..
 
 
 
**Sitemizde yayınlanan yazılar, yazarın kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazarına aittir.**
 

Bu yazi 6512 defa okunmustur.

    Ana Sayfa
    Kurumsal
    Haberler / Duyurular
    Etkinlikler
    Nakkaştepe Projesi
    İstanbul Şubesi Lokali
    Üyelik
    Kan Bankası
    Yayınlar
    Ürünler
    Galeri
    Kariyer
    Linkler
    İletişim

-----------------------------------------
 
 
Müfit Erkarakaş

Sevgili Mülkiyeliler
-----------------------------------------

-----------------------------------------
 
 
-----------------------------------------
 
 
-----------------------------------------
 
 
-----------------------------------------
 
 
Gülseren Karaçizmeli

"ADAY VAR, ADAY VAR"
-----------------------------------------
 
 
Selçuk Yıldız

Elde var...
-----------------------------------------
 
 
-----------------------------------------
 
 
Mehmet Uysal

Akılbilim
-----------------------------------------
 
 
Akın Evren

Buluşma Yeri
-----------------------------------------
 
 
-----------------------------------------


Ana Sayfa İletişim Üye Listesi